"SAT" Türkçe çevirisi ve örnek cümleler

Türkçe' de SAT

Telaffuz
[sit] f. oturmak, poz vermek, modellik yapmak, sınava girmek, konmak, tünemek, kuluçkaya yatmak, toplanmak, oturuma katılmak, tam oturmak, yola getirmek, burnunu sürtmek, binmek, oturtmak
i. cumartesi

İngilizce' de SAT

Telaffuz
[Sat. (Saturday) ] n. seventh day of the week
v. rest on the legs and buttocks; take a seat; place in a seat; brood, cover eggs to warm them before hatching; be located, be situated; pose or model for an artist; fit, hang (about clothes); babysit, supervise someone's children
n. standardized test required for acceptance to many colleges and universities in the United States

Örnek cümleler

Michelle is sitting beneath the tree.
Michelle ağacın altında oturuyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Jane sat beside me.
Jane yanıma oturdu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
She sat next to me.
Yanıbaşıma oturdu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Sit beside me.
Yanımda otur.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Little Jack Horner sat in a corner.
Little Jack Horner odanın köşesinde oturdu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He sat where the two walls meet.
İki duvarın bitiştiği yerde oturdu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I have been sitting in the room for an hour.
Bir saattir odada oturmaktayım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
We sat around the fire in a circle.
Daire şeklinde ateşin etrafına oturduk.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas just sat around and did nothing.
Nicholas sadece boş boş oturdu ve bir iş yapmadı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas sat next to Mary at the concert.
Nicholas konserde Mary'nin yanına oturdu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
All you need to do is just sit here.
Yapmanız gereken bütün şey sadece burada oturmak.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
My legs ache from sitting on tatami.
Minderde oturmaktan bacaklarım ağrıyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas and Mary sat way in the back.
Nicholas ve Mary geride uzağa oturdular.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas can't sit still for a moment.
Nicholas bir an için sessiz oturamaz.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Isn't that him sitting on a bench?
Bankta oturan o değil mi?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas sat alone at the kitchen table.
Nicholas mutfak masasında tek başına oturdu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas was sitting alone at the bar.
Nicholas barda tek başına oturuyordu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas was sitting alone on a bench.
Nicholas bir bankta tek başına oturuyordu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
We sat in the center of the room.
Odanın ortasına oturduk.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Why don't you sit down and relax?
Niçin oturmuyorsun ve dinlenmiyorsun?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Dictionary Extension
Bu sayfayı paylaş