"establish" Türkçe çevirisi ve örnek cümleler

Türkçe' de establish

Telaffuz
f. kurmak, yapmak, yerleştirmek, kanıtlamak, belirlemek, saptamak, pekiştirmek

Örnek cümleler

They had been working for a big company before they established their own company in November, 1999.
Onlar, Kasım 1999’da kendi şirketlerini kurana kadar, büyük bir şirket için çalışıyorlardı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Newton established the law of gravity.
Newton yerçekimi yasasını kanıtlamıştır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The school was established in 1650.
Okul 1650'de kuruldu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Disneyland was established in 1955.
Disneyland 1955'te kuruldu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I will establish myself as a lawyer.
Bir avukat olarak kariyer yapacağım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
A temporary government was established.
Geçici bir hükümet kuruldu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
This college was established in 1910.
Bu üniversite 1910 yılında kurulmuştur.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
This company was established in 1930.
Bu şirket 1910 yılında kurulmuştur.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
They established official relations in 1979.
1979'da resmi ilişkiler kurdular.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I appreciate what your job is here - even though I think you're a little young - to establish a protocol between the CIA and their latest double agent.
CIA ve onların en son ikili ajanı arasında bir protokol tesis etmek için biraz genç olduğunu düşünsem bile, buradaki işinin mahiyetini takdir ediyorum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He has established himself as a musician.
Bir müzisyen olarak kendini kanıtladı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The English established colonies in America.
ingilizler Amerika'da koloniler kurdu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The town was established in the 18th century.
Kasaba 18. yüzyılda kurulmuştur.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
You can't establish a company without people.
insanlar olmadan bir şirket kuramazsınız.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
We are comfortably established in our new home.
Yeni evimize rahatça yerleştik.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Kublai Khan established the Yuan Dynasty in 1271.
Kubilay Han Yuan Hanedanı'nı 1271 yılında kurmuştur.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The research institute was established in the late 1960s.
Araştırma enstitüsü 1960'ların sonlarında kurulmuştur.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The air force claim that it was not an accident.
You mean the private plane? lt belongs to a well-established company.
Hava kuvvetleri bunun bir kaza olmadığını iddia etti.
Özel uçaktan mı bahsediyorsun? O uçak saygın bir firmaya ait.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Next, folks, below and to your left you'll see the vertical Renoir Cliffs. We're seconds away from establishing visual contact
Sırada, millet, aşağıda solunuzda dikey olarak uzanan Renoir Tepelerini göreceksiniz. Birkaç saniye içnde görsel bağlantı sağlayacağız.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
It's against God. We can never establish a moral society if the means we use are immoral ones.
Bu Tanrı'nın aleyhinde. Eğer kullandığımız araçlar ahlaka aykırı ise, asla bir ahlak cemiyeti kuramayız.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Dictionary Extension
Bu sayfayı paylaş
Fiil çekimleri
Present participle: establishing
Present: establish (3.person: establishes)
Past: established
Future: will establish
Present conditional: would establish
Present Perfect: have established (3.person: has established)
Past Perfect: had established
Future Perfect: will have established
Past conditional: would have established