Türkçe'de admirable

Telaffuz
s. beğenilen, hayran eden, takdire değer, hayranlık uyandıran

Örnek cümleler

Tom has done an admirable job.
Tom hayranlık uyandıran bir iş yaptı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
An interesting record is still preserved of the inhuman cruelties which were inflicted on this admirable young woman in the secret of the prison house where no eye pitied her and where no friendly hand composed her aching limbs.
Hiçbir gözün ona acımadığı ve hiçbir sıcak elin onun ağrıyan bacaklarını yatıştırmadığı cezaevinin gizli bölümündeki hayranlık uyandıran genç bir kadına yapılan insanlık dışı zulümlerle ilgili ilginç bir kayıt hâlâ korunuyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He made an admirable speech about protecting the environment.
O, çevreyi koruma hakkında taktire şayan bir konuşma yaptı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
His self-denial is admirable.
Onun özverisi takdire değer.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
She is an admirable woman.
O takdire değer bir kadın.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Your essay is admirable in regard to style.
Stilini göz önünde bulundurursak deneme yazın harika.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Your motive was admirable, but your action was not.
Senin güdün taktire değer fakat eylemin değil.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. excellent: marvellous, noble, splendid, superb, great, good, fine
2. commendable: worthy, estimable, excellent, glorious, praiseworthy, meritorious


dictionary extension
© dictionarist.com