Türkçe'de alert

Telaffuz
f. alârma geçirmek; uyarmak, gözünü açmak
i. tetikte olma, alârm, tehlike işareti
s. uyanık, açıkgöz; tetik, atik

Örnek cümleler

A tsunami is coming so please be on the alert.
Bir tsunami geliyor bu yüzden tetikte olun.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
You should be alert to the possible dangers.
Olası tehlikelere karşı uyanık olmalısın.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I feel more alert after drinking a cup of coffee.
Ben bir fincan kahve içtikten sonra daha uyanık hissediyorum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Every piece of emergency equipment are available Alert rescue units every mile of the way, from here to the Rockies
Tüm acil durum malzemeleri hazır. Buradan Rockies'e kadar her mildeki kurtarma ekiplerini alarma geçirin.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
During the night we were on the alert in case of another earthquake.
Gece boyunca yeni bir deprem olasılığına karşı uyanık/hazırlıklı olduk.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
- Which of the twins is more ingenious, more alert Or which of them.. has the nobler, more generous heart?
- Answering that...is very difficult.
- İkizlerden hangisi daha farklı, daha dikkatli veya hangisi daha asil, daha cömert gönüllü?
- Buna cevap vermek oldukça zor...
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Drinking coffee may help you stay alert.
Kahve içmek uyanık kalmana yardım edebilir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Everyone was alert.
Herkes atikti.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Just keep alert.
Sadece tetikte ol.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
My son needs to be more alert at school.
Oğlum okulda daha dikkatli olmalı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!



dictionary extension
© dictionarist.com