Türkçe'de ally

Telaffuz
f. birleştirmek, birleşmek, katmak, katılmak
i. müttefik, dost; genetik olarak birbirine bağlı canlı

Örnek cümleler

One of Serbia's allies was Russia.
Sırbistan'ın müttefiklerinden biri Rusya'ydı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Germany was once allied with Italy.
Almanya bir zamanlar italya ile müttefikti.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Mary wants an ally to help her succeed.
Mary başarılı olmasına yardım etmek için bir dost istiyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The Allies then moved east into Belgium.
Müttefikler daha sonra doğuya Belçika'ya doğru hareket etti.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Allied forces were attacking from the west.
Müttefik kuvvetleri batıdan saldırıyorlardı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Sometimes the Allies could not avoid battle.
Müttefikler bazen savaştan kaçınamadı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I'll remain your ally no matter what happens.
Ne olursa olsun senin müttefikin kalacağım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The Soviet Union and its allies refused help.
Sovyetler Birliği ve onun müttefikleri yardım etmeyi reddetti.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The allies controlled all major Iraqi cities.
Müttefikler bütün önemli Irak şehirlerini kontrol altına aldı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Day by day the Allies pushed the Germans back.
Günden güne Müttefikler Almanları geri püskürttü.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!



dictionary extension
© dictionarist.com