Türkçe'de basis

Telaffuz
i. temel, esas, kaynak, köken, ilke, prensip, kaide, üs, belkemiği

Örnek cümleler

Naturally, this is all on a voluntary basis...so, will all of you who plan to participate please raise your hands.
Doğal olarak, bu işin tamamı gönüllülük esasına dayanıyor...yani, yer almayı düşünenler lütfen ellerini kaldırabilirler mi?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The Medico-legal Council answers both questions in the negative. There were no warnings and no alternatives. On this basis we urge the court to dismiss these proceedings.
Adli tıp her iki sorumuza olumsuz cevap verdi. Ne bir uyarı ne de bir alternatif vardı. Esasen biz mahkemeyi bu kanuni kovuşturmayı reddetmesi için zorluyoruz.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
On that basis, anything is possible.
Bu ilkeden yola çıkarsan, her şey mümkün.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
A soldier accepts that the face of truth changes on a daily basis.
Bir asker, gerçeğin yüzünün günlük bazında değiştiğini kabul eder.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
- I started panicking.. ...thinking. Is that weird?
- I am redefining "weird" on an hourly basis.
- What's he doing?
- I don't know. He's talking with some guy.
- Düşünüp... paniklemeye başladım. Bu garip mi?
- Garip kelimesinin tanımını saat başı ydeğiştiriyorum.
- Ne yapıyor?
- Bilmiyorum. Adamın tekiyle konuşuyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I went to the administrative office to speak to the manager and there was no doubt: nobody had applied for Germany and, on the basis of points, it was the only one they could give me.
Yönetim bürosuna gidip müdüre sorduğumda hiç şüphem kalmamıştı: Almanya için kimse başvuruda bulunmamıştı ve puanlara göre bana verebilecekleri tek yer orasıydı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
She’d been quick enough to see that neither of them was going to get the job simply on a basis of physical attractiveness, and she was right.
Paula, ikisinin de bu işi sadece fiziksel çekicilikleri ile elde edemeyeceklerini görmekte gecikmemişti, ve haklıydı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
...on the basis of the First Amendment.
...suçlamaya, Washington'a gidiyorlar.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Discrimination on the basis of gender is prohibited.
Cinsiyet temelli ayrımcılık yasaklanmıştır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
We dated on a semi regular basis until she moved to Australia.
O Avustralya'ya taşınana kadar yarı düzenli aralıklarla buluştuk.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!



dictionary extension
© dictionarist.com