Türkçe'de battery

Telaffuz
i. pil, akü, batarya; borda topları; seri, dizi, takım; vurmalı çalgılar, vuruş; atıcı [beysb.], kötü muamele; tavuk kafesleri dizisi

Örnek cümleler

This flashlight needs two batteries.
Bu el fenerinin iki pile ihtiyacı var.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Please give me batteries for a camera.
Lütfen bana kamera için bataryalar verin.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He was charged with assault and battery.
Saldırı ve darptan suçlandı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I have to charge the battery of my car.
Arabamın aküsünü doldurmam gerek.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The batteries in my calculator are dead.
Benim hesap makinesindeki piller ölü.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
You need to pay extra for the batteries.
Piller için ekstra ücret ödemeniz gerekir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I have to change the batteries in the radio.
Radyodaki pilleri değiştirmeliyim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I got a new battery put in my watch yesterday.
Dün ben saatime yeni bir pil koydurdum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
But it does shut down every know power source, all electrical devices cars, aeroplanes, toasters, computers, everything...even batteries.
Arabalar, uçaklar, tost makineleri, bilgisayarlar vb.tüm elektrikli aletleri hatta pilleri bile devre dışı bırakıyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
- Where is this thing? This battery.
- It's in Taipei. The Fu Sing district. At a warehouse.
- Şu şey nerede? Şu baterya.
- O Taipei'de. Fu Sing mahallesinde. Bir depoda.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. set: series, array, chain, sequence, bank
2. electric storage cells
3. attack: beating, violence, assault, aggression, hitting
4. gunnery unit: cannon
5. baseball concept



dictionary extension
© dictionarist.com