Türkçe'de city

Telaffuz
i. kent, şehir halkı, büyük kasaba, şehir
s. kent

Örnek cümleler

When we leave the city we go to the country.
Kentten çıkınca kırlık bölgelere geliriz.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I am a big city dweller.
Ben büyük şehir sakiniyim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
They have visited all the museums in the city.
Onlar, şehirdeki bütün müzeleri ziyaret ettiler.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
If the cities weren’t dumbing their waste into the rivers, the waters wouldn’t be polluted.
Kentler atıklarını nehirlere dökmese sular pislenmez.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The story that I want to tell you happened not too long ago in a city so big that it takes many days if you try to cross it by bike. Even by car it takes several hours.
Size anlatacağım hikaye, kısa süre önce öyle büyük bir şehirde gerçekleşti ki, bisikletle bir ucundan diğer ucuna geçmek günler sürer. Hatta arabayla bile saatler sürer.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
This city is crammed full of life. Life that walks and stands and crawls, strolls, creeps, jumps and sometimes even flies.
Bu şehir hayat dolu. Yürüyen ve duran, yavaşça ilerleyen, dolanan, sürünen, zıplayan ve hatta bazen uçan bir hayat.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nobody knows how many people exactly are living in this city, but there might be about eight million.
Bu şehirde tam olarak kaç kişinin yaşadığını hiç kimse bilmiyor, ancak yaklaşık olarak sekiz milyon olmalı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
There is rarely a house that does not have at least twenty stories to accommodate all the people of the city.
Şehirdeki neredeyse her evin, şehrin tüm sakinlerine ev sahipliği yaptığını gösterir en az yirmi hikayesi var.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
When you walk the streets of the city, the dizzy buzz of noises becomes so loud from time to time that you have to cover your ears for a bit to clear your head again.
Bu şehrin sokaklarında yürürken insanı sersem edici vızıltılar zaman zaman öyle yükselir ki, kafanızı toplayabilmek için bir süre kulaklarınızı tıkamanız gerekebilir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The river flows through the city.
Nehir şehrin içinden akar.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. municipality: urban area, metropolis, capital
2. municipal: metropolitan, civil, urban, civic, county



dictionary extension
© dictionarist.com