Türkçe'de cold-blooded

Telaffuz
s. soğukkanlı, vicdansız

Örnek cümleler

Snakes are cold-blooded creatures.
Yılanlar soğuk kanlı yaratıklardır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I suspect that Nicholas is a cold-blooded murderer.
Nicholas'ın soğukkanlı bir katil olduğundan şüpheleniyorum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Prime Minister Koizumi is certainly not a cold-blooded man.
Başbakan Koizumi kesinlikle soğuk kanlı bir insan değildir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He is very cold-blooded. He never shows the white feather.
O çok soğukkanlıdır, hiçbir zaman korkusunu belli etmez/korktuğunu göstermez.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Elizabeth killed Alister in cold blood.
Elizabeth Alister'i soğukkanlılıkla öldürdü.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Fish are cold-blooded animals.
Balıklar soğukkanlı hayvanlardır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He killed the girl in cold blood just to get the money.
O sadece para almak için kızı soğukkanlılıkla öldürdü.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He was shot in cold blood.
Soğukkanlılıkla vuruldu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I suspect that Tom is a cold-blooded murderer.
Tom'un soğukkanlı bir katil olduğundan şüpheleniyorum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Those women are cold-blooded killers.
O kadınlar soğukkanlı katillerdir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!


© dictionarist.com