Türkçe'de day

Telaffuz
i. gün, gündüz; dönem, zaman

Örnek cümleler

I eat two loaves of bread in a day.
Bir günde iki dilim ekmek yerim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I promised mom that I will clean my room on cleaning day.
Temizlik gününde kendi odamı temizleyeceğime dair anneme söz verdim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The calendar shows the month, week and day when I was born.
Takvim doğduğum ayı, haftayı ve günü gösterir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
A day is 24 hours.
Bir gün 24 saattir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
There are seven days in a week.
Bir haftada yedi gün vardır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The first day of the week is Sunday.
Haftanın ilk günü pazardır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I always feel exited on the first day of the school.
Okul ilk gününde her zaman heyecanlı olurum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
She will understand me one day.
Beni bir gün anlayacak.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
My six years old son is so naughty that I am fatigued by the end of the day.
Altı yaşındaki oğlum o kadar yaramaz ki günün sonunda yorgun düşüyorum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
We had a feast on Thanksgiving day.
Şükran Günü’nde kendimize bir ziyafet çektik.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

period of time: epoch, period, era, date, term, course, spell



dictionary extension
© dictionarist.com