Türkçe'de din

Telaffuz
f. gürültü etmek, kafasını şişirmek (Argo) gürlemek; tekrar tekrar söylemek, söyleyip durmak; çınlamak; yankılanmak
i. gürültü, şamata

İngilizce'de din

Telaffuz
n. noise, ruckus, loud racket
v. make a loud noise, create a din, make a noisy clamor
n. DIN, German Institute of Standards

Örnek cümleler

The noise of the children was still dinning in my ears.
Çocukların gürültüsü hâlâ kulaklarımda çınlıyordu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Babur's full name was Zahir-ud-din Muhammad Babur.
Babür Şah'ın tam adı Zahiriddin Muhammet Babür'dü.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I could hear the voices of several other guests who had arrived and were already eating together in the main dinning room.
Daha önce gelen ve birlikte ana yemek salonunda önceden yemek yiyen birkaç diğer misafirin seslerini duyabiliyordum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

noise: uproar, racket, clamour, hubbub, hullabaloo, tumult, hue and cry



© dictionarist.com