Türkçe'de discipline

Telaffuz
f. disipline sokmak, terbiye etmek, yetiştirmek, disiplin sağlamak, yola getirmek; cezalandırmak
i. disiplin, sıkı disiplin, baskı, sıkı düzen; otorite; denetim; bilim dalı

Örnek cümleler

He was strict in disciplining his children.
Çocuklarını yetiştirmede otoriterdi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
You got no discipline. You got zero fucking initiative. You'd fall apart without me.
Sende disiplinin zerresi yok. Lanet olasıca insiyatif de yok. Seninle anlaşamayacağız.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Mr. Pfeffer appreciates the value of discipline. Here idleness is our enemy.
Bay Pfeffer disiplinin değerini bilir. Burada düşmanımız boş oturmamızdır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
In this adverse political climate Hungary disciplined.. now gives a handle to hostile powers to present an unfavourable picture of the Monarchy.
Bu olumsuzlukta disipline edilmiş Macaristan siyasi havası şimdi Monarşinin hoşa gitmeyen bir resmini sunmak için düşman güçlere bir fırsat tanımaktadır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I'm afraid that mutual respect and self-discipline.. ...are absolute prerequisites for any pupil in this school
Korkarım ki karşılıklı saygı ve öz denetim... bu okuldaki her öğrenci için kesin önkoşuldur.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Respect your efforts, respect yourself. Self-respect leads to self-discipline. When you have both firmly under your belt, that's real power.
Clint Eastwood
Emeğine saygı göster, kendine saygı göster. Kendine saygı iç disipline yönlendirir. Herikisine kemerinin altında sahipsen, o, gerçek güçtür.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
They're more than just part of the uniform. They're part of the discipline.
Onlar üniformanın bir parçasından daha fazlasıdır. Onlar disiplinin bir parçasıdır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
They are also as disciplined and hard-working as their male colleagues.
Ayrıca erkek iş arkadaşları kadar disiplinliler ve çok çalışıyorlar.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
There is no getting around the fact that learning another language will take hard work, discipline, time on task and the right attitude.
Yeni bir dil öğrenmenin sıkı çalışma, disiplin, işe zaman ayırma ve doğru bir bakış açısı gerektirdiği gerçeği etrafında dolanıp durmaya gerek yok.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Fiscal discipline and a tight fiscal policy continue to be the main pillars of Turkey's economic program, and both have contributed substantially to disinflation, as well as to the strong growth performance.
Sıkı bir mali disiplin çerçevesinde uygulanan kararlı politikalar Türkiye’nin ekonomik programının temel unsurları olup, enflasyonun düşmesine bağlı olarak ekonomide hızla büyüme kaydedilmesinde önemli rol oynamaktadır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!



dictionary extension
© dictionarist.com