Türkçe'de fool

Telaffuz
f. kandırmak, enayi yerine koymak, maskaraya çevirmek, gülünç duruma sokmak, şaka yapmak, eğlenmek, vakit geçirmek, oyalanmak
i. aptal, enayi, akılsız, budala, maskara, salak, soytarı, meyve ve süt tatlısı
s. budala

Örnek cümleler

A person who asks a question is a fool for five minutes; a person who never asks is a fool forever.
Bir soru soran kişi beş dakikalığına aptaldır Asla sormayan biri ise sonsuza kadar aptaldır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The neighbors made a fool of him.
Komşular onu aptal yerine koydu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas made a complete fool of himself.
Nicholas kendini tam bir aptal yaptı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas doesn't like being made a fool of.
Nicholas bir aptal yerine konulmayı sevmez.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
What kind of fool do you think I am?
Sen benim ne tür bir aptal olduğumu düşünüyorsun?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He is no more a fool than you are.
O senden daha fazla bir aptal değil.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I don't like being made a fool of.
Aptal yerine konulmaktan hoşlanmıyorum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nobody but a fool would believe it.
Bir aptaldan başka hiç kimse ona inanmazdı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He must be a fool to talk like that.
Böyle konuşmak için aptal olmalı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
A fool and his money are soon parted.
Aptal ve parası çabuk ayrılırlar
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. clown: buffoon, cretin, drool, harlequin, jester, zany
2. dunce: blockhead, ass, booby, butt, dolt, idiot, ignoramus
3. moron: idiot, imbecile, stupid person, wag, jerk, twerp
4. cheat: mislead, con, cozen, deceive, delude, dupe
5. dawdle: dally, idle, jest, joke, loiter, play, tarry



© dictionarist.com