Türkçe'de frame

Telaffuz
f. çerçevelemek, kurmak, düzenlemek, ifade etmek, uydurmak, iş çevirmek, çamur atmak, komplo kurmak
i. çerçeve, çatı, şasi, iskelet, beden, yapı, yaradılış, kare (film, çizgi roman), sera, tezgâh, arka plân

Örnek cümleler

They painted the window frames yellow.
Onlar pencere çerçevelerini sarıya boyadı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Son of a bitch! You're trying to frame me. He set me up! He arranged the meetings.
Orospu çocuğu! Suçu bana atmaya çalışıyorsun. Beni tuzağa düşürdü! Toplantıları o ayarlamış.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Before insurers indemnify a painting, they remove it from the frame.
Sigortacılar bir resmin zararını karşılamdan önce onu çerçeveden çıkarırlar.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
In California most houses have frames of wood.
Kaliforniya'da birçok evin ahşap çerçeveleri var.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
What are you gonna do with that fancy NYU diploma?
I'll frame it. Then I'll write my memoirs.
O afilli NYU diploması ile ne yapacaksın?
Çerçeveleteceğim. Sonra da hatıralarımı yazacağım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The one who developed the basic theorems and the main frame was my mother.
Temel teoremler ve ana çerçeveyi geliştiren annemdi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
They would use my step father. They could frame him if they had too.
onlar üvey babamı kullanacaklardı. eğer ona da sahip olsalardı ona suç atabilirlerdi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Art consists of limitation. The most beautiful part of every picture is the frame.
Gilbert K. Chesterton
Sanat sınırlamadan oluşur. Her resmin en güzel parçası çerçevedir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Let's start with a picture and a frame.
Önce bir resim ve bir çerçeveyle başlayalım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Jake Wise planted something up in my office to frame me. I didn't find it in time. They're all bastards. All of them.
Jake Wise, suçu bana atmak için ofisime bir şeyler yerleştirdi. Zamanında bulamadım. Bunların hepsi piç. Hepsi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. structural case: case, enclosure, span, support
2. chassis: scaffold, skeleton, framework, fabric, support, structure, cadre
3. exposure: take, scan, setting, image, outline
4. put together: build, contrive, erect, conceive, devise, sketch, draw up
5. enclose: confine, encircle, outline, limit, set off, mount, border
6. fake the evidence against: set up



© dictionarist.com