Türkçe'de groom

Telaffuz
f. tımar etmek, taramak, bakmak, yetiştirmek, hazırlamak, giyinmek, çeki düzen vermek
i. seyis, damat, güvey, saray uşağı

Örnek cümleler

The monkeys are grooming each other.
Maymunlar birbirlerini temizliyorlar.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The groom left the bride standing at the altar.
Damat gelini sunakta dururken bıraktı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Please join our bride and groom on the dance floor.
Lütfen gelin ve damadımıza dans pistinde eşlik edin.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Later on, the bride and groom are going to change their clothes.
Daha sonra, gelin ve damat kıyafetlerini değiştirecek.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I'd like to dedicate this next song to the bride and groom.
Bu bir sonraki şarkıyı gelin ve damada ithaf etmek istiyorum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Do you know the groom?
Damadı tanıyor musun?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He was being groomed as a presidential candidate.
Başkan adayı olarak yetiştiriliyordu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He was groomed from a young age to take over the family business.
Küçük yaştan itibaren aile şirketini devralmak için yetiştirildi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Mary is always well-groomed and fashionably dressed.
Mary her zaman bakımlı ve modaya uygun olarak giyimlidir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The bride and groom kissed when the ceremony ended.
Gelin damat tören bitince öpüştüler.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. stable boy: menial, lackey, servant
2. bridegroom: spouse, husband, married man
3. make one presentable: brush, comb, prepare



dictionary extension
© dictionarist.com