Türkçe'de higher

Telaffuz
s. ileri
zf. daha yukarı

Örnek cümleler

A boot is higher than a shoe.  
Çizme, ayakkabıdan daha uzundur.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
After he finished high school he went to a higher school.
Liseyi bitirdikten sonra üniversiteye gitti.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Living standards should be higher.
Yaşam standartları daha yüksek olmalı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The policemen demanded higher wages.
Polisler daha yüksek ücretler talep ettiler.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The higher we climb the colder it gets.
Ne kadar yükseğe tırmanırsak hava o kadar soğur.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The higher we climb the colder it becomes.
Yükseğe tırmandıkça hava soğur.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Milk boils at a higher temperature than water.
Süt sudan daha yüksek bir ısıda kaynar.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The price of books is getting higher these days.
Kitapların fiyatı bugünlerde artıyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
His higher salary allows him to live comfortably.
Onun yüksek maaşı rahat bir şekilde yaşamasını sağlıyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
No other mountain in Japan is higher than Mt. Fuji.
Japonya'daki hiçbir dağ Fuji dağından daha yüksek değildir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

above: aloft, on top of, overhead, beyond, over, superior



© dictionarist.com