Türkçe'de honourable

Telaffuz
[honourable (Brit.) ] s. saygın, saygıdeğer, muhterem, namuslu, şerefli, onurlu, yüce

Örnek cümleler

- You're a liar. I don't think your intentions are honorable .
- Well, no. I'm a bounty hunter. It's not generally considered honorable.
- Sen bir yalancısın. Niyetin de iyi değil.
- Ben bir kelle avcısıyım. Genellikle yaptığım işi pek şerefli bir iş olarak görmezler.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I'm here to tell you that my intentions for your daughter are honorable.
Buraya kızınıza yönelik niyetlerimin onurluca olduğunu söylemeye geldim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
An honorable death is better than a shameful life.
Onurlu bir ölüm utanç verici bir yaşamdan daha iyidir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I'm certain that your intentions are honorable.
Niyetlerinizin güvenilir olduğuna eminim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
God save this state and this honorable court.
Allah bu devleti ve bu onurlu mahkemeyi korusun.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I would prefer an honorable death.
Ben onurlu bir ölümü tercih ederim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I'm honorable.
Ben onurluyum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
In our society, there are both honorable people and swindlers.
Bizim toplumumuzda, hem onurlu insanlar hem de dolandırıcılar vardır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
It is sweet and honorable to die for the fatherland.
Vatan için ölmek tatlı ve onurludur.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Tom is honorable.
Tom onurlu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. distinguished: dignified, important, illustrious, noble, great, famous
2. honest: just, upright, virtuous, true, ethical, fair, noble
3. reputable: creditable, equitable, estimable, proper, right


© dictionarist.com