Türkçe'de incline

Telaffuz
f. eğilmek, yatmak, eğim yapmak, baş eğerek selâmlamak, eğilimi olmak, meyletmek, çalmak, yatkın olmak, eğmek, yatırmak, sürüklemek, yönlendirmek, neden olmak
i. eğimli yüzey, eğim, yokuş, meyil

Örnek cümleler

I feel inclined to agree with her.
Onunla aynı fikirde olmaya meyilli hissediyorum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I don't feel inclined to play baseball today.
Canım bugün beyzbol oynamak istemiyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
- I suppose, I've had everything in my life too easy. I'm inclined to be lazy. I have to have a challenge! I need someone around me who is hard to beat! And you fulfill that.
- Sanırım hayatımdaki herşeyi kolay elde ettim. Tembel olmaya meyilliyim. Mücadele etmeye ihtiyacım var. Etrafımda yenilmesi zor birinin olmasına ihtiyacım var! Ve sen buna uyuyorsun.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He doesn't seem inclined to be a nuisance and aside from Cisco, has been my only company.
Baş belası olmaya meyilli görünmüyor ve Cisco'dan başka o benim tek arkadaşım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
About as personal as one of those advertisements that says, “This means you.” And she saw how much harder to please he was during the overtime hours- more irritable, more inclined to be critical in his manner.
Şu içlerinden birinde aşağı yukarı “Bu sen demeksin” diyen reklam kadar mesafeliydi. Ve onu fazla mesai sırasında memnun etmenin nasıl daha da zor olduğunu gördü_ daha asabi, hareketlerinde eleştirici olmaya daha fazla eğilimli.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
His confession inclined the judge to a verdict of guilty.
Onun itirafları kurbanın suçluluğunu kanıtlar nitelikteydi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
So small was the insect that we had to incline toward to see it.
Böcek öylesine küçüktü ki görebilmek için üzerine eğilmek zorunda kaldık.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He is inclined to be lazy.
O tembel olmaya eğimlidir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He is inclined to get mad.
O, kızmaya eğilimlidir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I'm inclined to agree.
Kabul etmeye eğilimliyim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. bend: influence, bias, predispose, dispose
2. slope: slant, grade, inclination
3. slant: lean, tilt, recline, slope, list



© dictionarist.com