Türkçe'de injury

Telaffuz
i. yara, zarar, hasar, kırma, incitme

Örnek cümleler

We were surprised to see his injuries.
Biz onun yaralarını gördüğümüze şaşırdık.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The long trip aggravated her injury.
Uzun yolculuk onun yarasını ağırlaştırmış.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The bus driver suffered minor injuries.
Otobüs sürücüsü hafif yaralara maruz kaldı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The injury caused the athlete great pain.
Yara atletin büyük acı çekmesine sebep oldu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
It took Rei 20 days to get over her injury.
Yarasının iyileşmesi Rei'nin 20 gününü aldı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He suffered terrible pain from his injuries.
Yaraları yüzünden korkunç ağrı çekiyordu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I stretch before exercising to prevent injury.
Egzersiz yapmadan önce yaralanmayı önlemek için gerinirim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
You'd lose your job because of injury. You, players never grasp, it is not a very secure job.
İşinizi sakatlanma yüzünden kaybedebilirsiniz. Siz oyuncular asla anlamıyorsunuz ama çok güvenli bir iş değil.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I can't swim at the level I used to. I had to retire because of an injury to my shoulder.
Scott Speedman
Eskiden yüzebildiğim seviyede yüzemiyorum. Omzumdaki bir sakatlıktan dolayı emekli olmak zorunda kaldım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
- Why were you so certain?
- There was no sign of struggle, nor other injuries. Just an empty bottle of sleeping pills and a letter.
- A letter?
- Niçin bu kadar emin oldun?
- Hiçbir mücadele, ne de başka yaralanma izi yoktu. Sadece boş bir uyku ilacı şişesi ve mektup.
- Mektup mu?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. wrong: slight, injustice, outrage
2. impairment: damage, hurt, harm, detriment, ruin, wound, mischief


© dictionarist.com