Türkçe'de irritable

Telaffuz
s. hırçın, sinirli, çabuk kızan, asabi, alıngan, tahriş olan, çabuk azan

Örnek cümleler

About as personal as one of those advertisements that says, “This means you.” And she saw how much harder to please he was during the overtime hours- more irritable, more inclined to be critical in his manner.
Şu içlerinden birinde aşağı yukarı “Bu sen demeksin” diyen reklam kadar mesafeliydi. Ve onu fazla mesai sırasında memnun etmenin nasıl daha da zor olduğunu gördü_ daha asabi, hareketlerinde eleştirici olmaya daha fazla eğilimli.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
They are all irritable.
Onların hepsi asabi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Tom is usually a little irritable in the morning.
Tom sabahları genellikle biraz asabidir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He is always a little irritable in the morning.
O, her zaman sabahleyin biraz asabidir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
To have more than one problem before him at one time makes him irritable, upset and exasperated.
Onun önünde aynı anda birden fazla soruna sahip olmak onu sinirlendirir,üzer ve çileden çıkarır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

sullen: moody, morose, silent, reserved, sour, vexatious, crabbed


© dictionarist.com