Türkçe'de lash

Telaffuz
f. kırbaçlamak, ip ile bağlamak, kamçılamak, çarpmak, azarlamak, kışkırtmak, bardaktan boşanırcasına yağmak, bağlamak
i. kirpik, kamçı ucu, kamçı darbesi, kırbaçlama, çarpma, azarlama

Örnek cümleler

- String him up again!
- He'll die, if we lash him again, my lord.
- Oh, he'll die, will he? Another one of their Saxon impudences. They'll do anything to trick us. Continue!
- Mercy, good master! Have mercy!
- Father! Father! Stop!
- Bağlayın onu!
- Onu yine kamçılarsak, ölecek, lordum.
- Oh, ölecek, öyle mi? Bir başka Sakson arsızlığı daha. Bizi oyuna getirmek için her şeyi yaparlar. Devam et!
- Merhamet, iyi efendi! Merhamet gösterin.
- Baba! Baba! Dur!
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
- Don't dare touch me, I said.
- Take it easy, uncle. Let's do it quietly.
- It's not right. You should not lash the ataman.
- Don't criticize my actions, will you?
- Bana dokunmaya cüret etme, dedim.
- Sakin ol, amca. Sakince yapalım.
- Doğru değil, atamana saldırmamalısın.
- Benim hareketlerimi eleştirme, tamam mı?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
As inflation is rocketing you must stop lashing out on unnecessary goods.
Enflasyon hızla tırmandığına göre gereksiz eşyalara har vurup harman savurmayı kesmelisin.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He couldn't control himself and lashed out at his opponent.
Adam kendini tutamayarak ansızın karşıtına saldırdı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He had handsome dark eyes with long lashes.
Onun uzun kirpikli güzel koyu gözleri vardı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. whip: strike, beat, hit, thrash, cane, flagellate, flog
2. whip: rod, thong, cane
3. fasten: tie, truss, bind, strap, make fast, chain, secure



© dictionarist.com