Türkçe'de lecturer

Telaffuz
i. konuşmacı, okutman

Örnek cümleler

The lecturer couldn't get his message across to the audience.
Konuşmacı mesajını dinleyicilere anlatamadı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Specifically, I'm a university lecturer.
Özellikle, ben bir üniversite okutmanıyım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The lecturer spoke generally about American literature and specifically about Faulkner.
Konferansçı genel olarak Amerikan edebiyatı ve özellikle Faulkner hakkında konuştu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
We were deeply impressed by the lecturer's eloquent speech.
Konferansçının belâgatlı konuşmasından derinden etkilendik.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

orator: speaker, public speaker, spokesperson


© dictionarist.com