Türkçe'de line

Telaffuz
f. çizmek, çizgi çizmek, kırıştırmak, astarlamak, kaplamak, doldurmak
i. çizgi, hiza, hat, sıra, halat, satır, dize, kuyruk, kablo, bilgi, yöntem, işkolu

Örnek cümleler

A curved line is not a straight line.
Eğri çizgi, düz olmayan çizgidir. 
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
This is a straight line.
Bu düz bir çizgidir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
This is a curved line. 
Bu eğri bir çizgidir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I drew a fine line on the paper.
Kağıda ince bir çizgi çizdim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I drew a thin line on the paper.
Kağıda ince bir çizgi çizdim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Please keep my place in this line.
Lütfen sırada yerimi tutun.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Bob reached the finish line first.
Bob bitiş çizgisine ilk önce ulaştı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas drew a straight line on the paper.
Nicholas kağıda düz bir çizgi çizdi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas knows where to draw the line.
Nicholas nerede sınır koyacağını biliyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
We have to draw a line somewhere.
Bir yere bir sınır koymalıyız.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. family: ancestry, lineage, relative
2. row: rank, file, string, tier, echelon, queue
3. course: path, route, road, procedure, program
4. occupation: vocation, business, job, pursuit, calling
5. stripe: streak, band
6. align: order, line up, range
7. pad: quilt, embroider, face



dictionary extension
© dictionarist.com