Türkçe'de loud

Telaffuz
s. yüksek, gürültülü, parlak, kaba
zf. yüksek sesle, gürültüyle

Örnek cümleler

Ted can make a loud noise with the whip.
Ted kırbacıyla büyük bir gürültü çıkarabilir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Position of husband is like a split A.C. No matter how loud he is outside, but inside the house, he is designed to remain silent, cool and controlled by remote.
Hayatta kocaların durumu klimaya benzer. Dışarıda ne kadar sesli olurlarsa olsunlar evin için sessiz, sakindirler ve uzaktan kumanda ile kontrol edilirler.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
There is a loud ring on the door bell. It must be someone in a hurry.  
Kapı zili acı acı çalıyor. Acelesi olan birisi olmalı. 
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
When you walk the streets of the city, the dizzy buzz of noises becomes so loud from time to time that you have to cover your ears for a bit to clear your head again.
Bu şehrin sokaklarında yürürken insanı sersem edici vızıltılar zaman zaman öyle yükselir ki, kafanızı toplayabilmek için bir süre kulaklarınızı tıkamanız gerekebilir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
There's no need to speak so loud.
Yüksek sesle konuşmaya gerek yok.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I can't put up with that loud noise.
O gürültüye dayanamıyorum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas made sure his message was loud.
Nicholas onun mesajının sesli olduğundan emindi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I felt an impulse to cry out loud.
Yüksek sesle bağırmak için bir dürtü hissettim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The loud noise is driving me crazy.
Yüksek gürültü beni delirtiyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He read the poem with a loud voice.
ޞiiri yüksek sesle okudu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!



© dictionarist.com