Türkçe'de measure

Telaffuz
f. ölçmek, tartmak, ölçüsünü almak, süzmek, dikkatle bakmak, ayarlamak
i. ölçü, miktar, ölçüm, ölçek, oran, had, vezin, önlem, tedbir

Örnek cümleler

We measure things by feet and inches.
Uzunlukları ayak ve inçle ölçeriz.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The flower measures twelve inches high.
Çiçeğin yüksekliği on iki inç.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The degree of loving is measured by the degree of giving. Good day!
Sevginin ölçütü gönlü bol olmaktır. İyi günler!
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Such measures were not necessary.
Böylesine önlemler gerekli değildi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
We measured the depth of the river.
Nehrin derinliğini ölçtük.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He measured the length of the bed.
Yatağın uzunluğunu ölçtü.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Congress did not approve the measure.
Kongre önlemi onaylamadı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The carpenter is measuring the floor.
Marangoz döşemeyi ölçüyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
We took strong measures to prevent it.
Onu önlemek için güçlü önlemler aldık.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Drastic times call for drastic measures.
Sert zamanlar sert önlemler gerektirir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. dimension: size, capacity, quantity, mass, volume, frequency, magnitude
2. action: proceeding, move, manoeuvre, procedure, step
3. standard: pattern, rule, test, example
4. gauge: scale, calibrate, rank, grade, rule, survey, standard

dictionary extension
© dictionarist.com