Türkçe'de middle

Telaffuz
i. orta, orta kısım, orta yer
s. orta, ortadaki, aradaki

Örnek cümleler

She walks in the middle with a friend on each side.
Her iki arkadaşı birer yanında olmak üzere ortalarında yürüyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The middle finger is the longest.
En uzun parmak orta parmaktır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas stood in the middle of the room.
Nicholas odanın ortasında durdu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Germany is in the middle of Europe.
Almanya Avrupa'nın ortasındadır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He was a middle-of-the-road Democrat.
Ilımlı bir demokrattı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The station is the middle of the city.
Istasyon şehrin ortasında.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
That place is in the middle of nowhere.
O yer hiçbir yerin ortasında değildir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
They came from the middle of the country.
Onlar ülkenin ortasından geldi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas woke up in the middle of the night.
Nicholas gecenin ortasında uyandı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The car stopped in the middle of the road.
Araba yolun ortasında istop etti.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. intermediary: intermediate, centre, intervening, mean
2. median: central, equidistant, mid, halfway, medial
3. centre: mean, midpoint, midst



© dictionarist.com