Türkçe'de modest

Telaffuz
s. alçakgönüllü, mütevazi, gösterişsiz, namuslu, ılımlı

Örnek cümleler

There was a modest rise in prices last year.
Geçen yıl fiyatlarda makul bir artış vardı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The union was modest in its wage demands.
Sendika ücret taleplerinde mütevazı idi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The older he grew the more modest he became.
Yaşlandıkça daha alçak gönüllü oldu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Generally speaking Japanese women are modest.
Genel olarak konuşursak Japon kadınları mütevazidir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
After winning the Nobel prize she remained as modest as ever.
Nobel ödülünü kazandıktan sonra her zamanki kadar mütevazi kaldı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He was surprisingly modest.
Beklenmedik şekilde mütevaziydi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
They were leading a very modest life.
Çok mütevâzi bir hayat sürdürüyorlardı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Do you think you're modest?
Mütevazi olduğunu mu düşünüyorsun?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I'm very modest.
Ben çok alçak gönüllüyüm.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Oh, don't be so modest.
Oh, o kadar alçak gönüllü olma.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!



© dictionarist.com