Türkçe'de mounting

Telaffuz
i. altlık, destek, montaj, binme

Örnek cümleler

Nicholas mounted his horse and rode off.
Nicholas atına bindi ve yola çıktı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He was the first man that climbed Mount Everest.
Everest Dağı'na tırmanan ilk insandı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
They went for a ride. It's beautiful out there. You can see the whole Bay of Naples. and Mount Vesuvius and Pompeii.
At binmeye gittiler. Orası çok güzeldir. Bütün Naples Koyu'nu, Vesuvius Dağı'nı ve Pompeii'yi görebilirsiniz.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He said goodbye to his wife and mounted his donkey.
Karısıyla vedalaşıp eşeğine binmiş.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Bob mounted the portrait in a fancy frame, but it was upside down.
Bob portreyi hoş bir çerçeve ile çerçeveledi fakat o tepetaklak olmuştu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Mount Fuji is beautiful.
Fuji Dağı güzeldir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
She is going to Mount Tate.
O Tate Dağına gidiyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Tom mounted his horse and rode off.
Tom atına bindi ve yola çıktı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Have you ever climbed Mount Everest?
Hiç Everest Dağına tırmandın mı?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He climbed Mount Fuji four times.
O dört kez Fuji Dağı'na tırmandı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

an event that involves rising to a higher point (as in altitude or temperature or intensity etc.): rise, rising, ascension, climbing, climb, ascent
framework used for support or display: passe-partout, mat, collet, mount, setting, framework, chassis, matting



dictionary extension
© dictionarist.com