Türkçe'de office building

Telaffuz
ofis binasi

Örnek cümleler

Nicholas parked in the back of his office building.
Nicholas ofis binasının arkasında parketti.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
James Mertin, an Irish ship captain, came to this town and decided to erect an office building.
İrlandalı bir gemi kaptanı James Mertin, bu şehre geldi ve bir büro binası inşa etmeye karar verdi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Tom posed for a picture in front of his office building.
Tom ofis binasının önünde bir resim için poz verdi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I got fired from my job this morning. But, when it rains it pours, and upon coming out of the office building I found that someone had stolen my car.
Bu sabah işten kovuldum. Geldiği zaman da hep üst üste gelir ya, ofisin bulunduğu binadan çıkmamla beraber arabamın da çalınmış olduğunu gördüm.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
There seems to be a big crowd gathering outside our office building.
Ofis binamızın dışında toplanan büyük bir kalabalık var gibi görünüyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Tom parked in the back of his office building.
Tom ofis binasının arkasında parketti.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

a building containing offices where work is done: building, office block, office, edifice, business office


© dictionarist.com