Türkçe'de pick

Telaffuz
f. toplamak, koparmak, yolmak, ayıklamak, didiklemek, karıştırmak (burun), kemirmek, seçip almak, seçmek, küçük küçük yemek, gagası ile toplamak, delmek, kazmak, çapalamak, sivri bir şeyle açmak (kilit vb.), yankesicilik yapmak, çekiştirmek
i. kazma, kürdan, seçme, seçenek, hasat, toplanan ürün miktarı, burun karıştırma

Örnek cümleler

A farmer uses a fork to pick up hay.
Çiftçiler samanları yabayla atarlar.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He was picked up by a passing ship.
Geçen bir gemi tarafından rastgele bulundu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
What time will the bus pick us up?
Otobüs bizi saat kaçta alacak?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I asked her to pick me up around four.
Ben ona saat dört civarında beni almasını rica ettim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Can you pick me up at the station?
Beni istasyondan alır mısın?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
My parents picked me up from school.
Annem-babam beni okuldan aldı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas picked a flower and smelled it.
Nicholas bir çiçek kopardı ve onu kokladı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Where did you pick up your French?
Fransızcanı nerede geliştirdin?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I picked out a new hat at the store.
Mağazada yeni bir şapka seçtim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I will pick him up at the station.
Onu istasyondan alacağım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. best: choice, selection
2. pickax: mattock, tool
3. choose: separate, cull, select
4. criticise
5. criticize: find fault with
6. dent: break up, strike, indent, peck, pierce
7. gather: acquire, pull, collect, accumulate, get, pluck, reap



© dictionarist.com