Türkçe'de possibility

Telaffuz
i. olasılık, ihtimal, olanak, imkân

Örnek cümleler

That's certainly one possibility.
O kesinlikle bir olasılıktır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I thought it might be a possibility.
Onun bir olasılık olabileceğini düşündüm.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
There's no possibility of his coming.
Onun gelme olasılığı yok.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I've considered that possibility as well.
Bu olasılığı da göz önüne aldım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
There's a possibility that Nicholas will be late.
Nicholas'ın geç kalma olasılığı var.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Is there any possibility of his resigning?
Onun istifa etme olasılığı var mı?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
There's a possibility that she'll succeed.
Onun başarılı olma ihtimali var.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I've considered all of those possibilities.
Tüm bu olasılıkları hesaba kattım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
There seems to be no possibility of compromise.
Uzlaşma ihtimali yok gibi görünüyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
They took every possibility into consideration.
Her olasılığı göze aldılar.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. hazard: chance, risk, contingency, gamble, occasion
2. probability: prospect, likelihood, potentiality



© dictionarist.com