Türkçe'de public

Telaffuz
i. halk, kamu, amme, seyirci, bar [brit.], birahane [brit.]
s. halk, kamu, genel, umumi, aleni, halka açık, devlete ait, ulusal, milli

Örnek cümleler

The government will be making a public notice this morning.
Hükümet bu sabah bir basın duyurusu yapıyor olacak.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The museum is open to the public.
Müze halka açıktır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He was educated at a public school.
Bir bir devlet okulunda eğitim gördü.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Is the exhibit open to the public?
Sergi halka açık mı?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
She is used to speaking in public.
Topluluk önünde konuşmaya alışkındır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
This garden is open to the public.
Bu bahçe halka açıktır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I'm not used to speaking in public.
Toplum içinde konuşmaya alışkın değilim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Is there a public beach around here?
Buralarda bir halk plajı var mı?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Is this building open to the public?
Bu bina halka açık mı?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
She doesn't like to speak in public.
Herkesin önünde konuşmayı sevmez.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. unrestricted: open, accessible, known, free
2. communal: general, common, joint, national, shared, collective, widespread
3. civic: civil, governmental, societal
4. populace: society, people, men, following, audience, citizens



dictionary extension
© dictionarist.com