Türkçe'de reckon

Telaffuz
f. hesap etmek, hesaplamak, saymak, hükmetmek

Örnek cümleler

The benefits of science are not to be reckoned only in terms of the physical.
Henry Taube
Bilimin faydaları sadece fiziksel açıdan hesaplanmaz.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He's a leader of the strike at the factory there. I reckon they're both a pair of commies.
Oradaki fabrikadaki grevin lideri. Sanırım onların ikisi de komünist.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
- Is she off work?
- The thing is, she and her brother got themselves arrested.
- How come? He's a leader of the strike at the factory there.
- I reckon, they're both a pair of commies. Jail is their badge of honor.
- İş dışında mı?
- Mesele şu ki, o ve kardeşi tutuklandılar.
- Nasıl olur? Oradaki fabrikanın grevinde lider o.
- Bana kalırsa, ikisi bir çift kominist. Hapis onlar için onur nişanı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
After all the difficulties that you've had to reckon with in the past, today's problems are easy.
Geçmişinde savaşmak zorunda kaldığın tüm zorluklardan sonra bugünün sorunları çok kolay.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Don't reckon on my help I may be abroad when you need me.
Benim yardımıma bel bağlama, gereksindiğinde ülke dışında olabilirim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Don't reckon with my problems I'll solve them by myself.
Benim sorunlarımla kafa patlatma kendi kendime üstelerinden gelirim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I'll reckon with you when we get home.
Eve varınca seninle hesaplaşacağım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
She can be reckoned among the best singers of the country.
Kız ülkenin en iyi şarkıcıları arasında sayılabilir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
When you said there were twenty boys outside, did you reckon in those three kids?
Dışarda yirmi delikanlı olduğunu söylediğinde o üç ufaklığı da hesaba katmış miydin?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I reckon it's time for us to leave.
Sanırım bizim için gitme zamanı geldi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

estimate: think, assess, consider, count, deem, hold, judge



dictionary extension
© dictionarist.com