Türkçe'de remain

Telaffuz
f. kalmak, durmak, geriye kalmak, aynen kalmak, sürdürmek, artmak

Örnek cümleler

Position of husband is like a split A.C. No matter how loud he is outside, but inside the house, he is designed to remain silent, cool and controlled by remote.
Hayatta kocaların durumu klimaya benzer. Dışarıda ne kadar sesli olurlarsa olsunlar evin için sessiz, sakindirler ve uzaktan kumanda ile kontrol edilirler.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Dad, your guiding hand on my shoulder will remain with me forever. Happy Father’s Day
Baba, bana yön veren omuzumdaki elin sonsuza kadar orada kalacak. Babalar Günün kutlu olsun.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The door remained closed all day.
Kapı bütün gün kapalı kaldı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The problem remains to be solved.
Sorun çözülmeden kalır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He remained a bachelor all his life.
Hayatı boyunca bekar kaldı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The killer remained at large for weeks.
Katil haftalarca kaçak kaldı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas remained unmarried all his life.
Nicholas tüm yaşamı boyunca bekar kaldı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
She has remained abroad ever since.
O zamandan beri yurt dışında kalmaktadır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas remained single his whole life.
Nicholas bütün hayatı boyunca yalnız kaldı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas remained single all his life.
Nicholas tüm yaşamı boyunca bekar kaldı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. stay: wait, linger, tarry, loiter, rest, delay, abide
2. endure: continue, last, stay, prevail, abide



dictionary extension
© dictionarist.com