Türkçe'de risk

Telaffuz
f. riske atmak, tehlikeye atmak, göze almak
i. risk, riziko, tehlike

İngilizce'de risk

Telaffuz
n. danger, peril, hazard; possibility of injury, possibility of harm
v. endanger, put in peril, jeopardize
n. risk, adventure, chance, fear, hazard, jeopardy, venture

Örnek cümleler

Never play with the feelings of others because you may win the game but the risk is that you will surely lose the person for a life time.
Asla başkalarının duyguları ile oynamayın. Bu oyunu kazanabilirsiniz ancak karşıdaki insanı bir ömür boyu kaybedersiniz.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He said he was going to take a risk.
Bir riske gireceğini söyledi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas risked his life to save Mary.
Nicholas Mary'yi kurtarmak için hayatını riske attı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Smoking poses a risk to your health.
Sigara içmenin sağlığınız için bir riski vardır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He ran the risk of having an accident.
Kaza geçirme riskini göze aldı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
She is not scared of taking big risks.
Büyük riskler almaktan korkmuyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
If you go near a camel you risk being bitten.
Eğer bir deveye yaklaşırsanız ısırılmayı göze alırsınız.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I took a risk when I made the investment.
Yatırım yaptığımda riski göze aldım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
She risked her life to protect her child.
Çocuğunu korumak için hayatını riske attı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I assume you are willing to take the risk.
Riski almaya istekli olduğunuzu varsayıyorum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!



© dictionarist.com