Türkçe'de rocket

Telaffuz
f. roket atmak, füze fırlatmak, roket ile göndermek
i. roket, füze, havai fişek, azar, papara, roka
s. roket

Örnek cümleler

They are going to send up a rocket.
Onlar bir roket fırlatacaklar.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The rocket was launched into space.
Roket uzaya gönderildi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Rocket technology improved during World War Two.
Füze teknolojisi ikinci Dünya Savaşı sırasında gelişti.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
- Now, if you can't handle it, you just tell me now. You can count on me.
- Oh, yes. Attention. Rocket launch test.
- Don't touch anything.
- Five, four, three, two, one...
- Şimdi, eğer başa çıkamayacaksan, bana şimdi söyle. Bana güvenebilirsin.
- Oh, evet. Dikkat. Roket atış testi.
- Hiçbir şeye dokunma.
- Beş, dört, üç, iki, bir...
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
- I need those tickets
- Which ones? You got two pair on the floor for the Bulls-Rockets. I'm gonna hawk those myself. The game's not till 7:00.
- It's 5:00. Tell me where they are.
- O biletlere ihtiyacım var.
- Hangi biletler? Bulls- Rockets için 2 çift salon biletin var. Bunları ise ben satacağım. Nasılsa oyun 7'de.
- Saat 5.00. Söyle neredeler?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
As inflation is rocketing you must stop lashing out on unnecessary goods.
Enflasyon hızla tırmandığına göre gereksiz eşyalara har vurup harman savurmayı kesmelisin.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Our rocket is being built.
Bizim roket yapılıyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The rocket went up.
Roket yükseldi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The rockets were fired from a launching pad.
Roketler bir fırlatma rampasından ateşlendi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Today’s spacecraft use rockets and rockets use large quantities of propellant.
Bugünün uzay araçları roketler kullanıyor ve roketler büyük miktarda itici yakıt kullanıyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. spacecraft: booster, propulsion
2. missile: projectile, torpedo, mortar
3. climb skyward: zoom, ascend, sky-rocket, soar, shoot up



© dictionarist.com