Türkçe'de sit

Telaffuz
f. oturmak, poz vermek, modellik yapmak, sınava girmek, konmak, tünemek, kuluçkaya yatmak, toplanmak, oturuma katılmak, tam oturmak, yola getirmek, burnunu sürtmek, binmek, oturtmak

Örnek cümleler

Michelle is sitting beneath the tree.
Michelle ağacın altında oturuyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Jane sat beside me.
Jane yanıma oturdu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
She sat next to me.
Yanıbaşıma oturdu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Sit beside me.
Yanımda otur.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Little Jack Horner sat in a corner.
Little Jack Horner odanın köşesinde oturdu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He sat where the two walls meet.
İki duvarın bitiştiği yerde oturdu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I have been sitting in the room for an hour.
Bir saattir odada oturmaktayım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
We sat around the fire in a circle.
Daire şeklinde ateşin etrafına oturduk.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas just sat around and did nothing.
Nicholas sadece boş boş oturdu ve bir iş yapmadı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas sat next to Mary at the concert.
Nicholas konserde Mary'nin yanına oturdu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. abide: occupy, dwell, stay, relax, lie, remain, repose
2. roost: perch, squat, hunker, seat
3. meet: convene, assemble



dictionary extension
© dictionarist.com