Türkçe'de smack

Telaffuz
f. şapırdatmak, şaplak atmak, şaplatmak, şaklatmak, şamar atmak, tokatlamak, şapır şupur öpmek
i. şamar, tokat, şaplak, şapırtı, şapırdama, şapır şupur öpüş, hafif tad, lezzet, tutam (tuz vb.), iz, tek direkli balıkçı teknesi, canlı balık tutan tekne, şap, şak, şapırt
zf. şap diye, şapır şupur, doğruca, tam olarak, tümüyle

Örnek cümleler

...l've had in fucking years. Almost smacked some cunt for a taxi.
…yıllardır içerdeydim. Taksi yüzünden bir kadını tokatladım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
- Dad! There you are. Go get the hammer.
- What do you need a hammer for?
- I'll catch it in the coat and smack it with the hammer.
- Baba! Hah işte buradasın. Gidip çekici alsana.
- Çekiç ne için lazım?
- Onu paltomun içine yakalayıp çekiçle vuracağım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I wanted to smack you.
Seni tokatlamak istedim.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
She smacked him across the face.
Onun yüzüne tokat attı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Tom smacked his lips.
Tom dudaklarını şaplattı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. snap: bang, crack, noise
2. exactly: precisely, just, clearly
3. blow: hit, slap, spank, pat
4. trace: touch, suggestion, bit
5. kiss: greeting, smooch
6. savour: flavour, tang, smell
7. spank: strike, slap, hit, blow, pat, cuff
8. kiss: smooch, greet



© dictionarist.com