Türkçe'de suffer

Telaffuz
f. acı çekmek, çekmek, zarar görmek, katlanmak, cezasını çekmek, acısını çekmek, kıvranmak, zayiat vermek, izin vermek, göz yummak

Örnek cümleler

The boy liked to see the dog suffer.
Çocuk, köpeğe acı çektirmekten hoşlanıyordu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
My wife is suffering from pneumonia.
Eşim zatürreden dolayı acı çekiyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Why is life so full of suffering?
Hayat niçin o kadar acı dolu?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I'm suffering from a bad headache.
Berbat bir baş ağrısı çekiyorum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
My father is suffering from a cold.
Babam soğuk algınlığından muzdariptir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
She suffers from a chronic illness.
O kronik bir hastalıktan muzdarip.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He is suffering from loss of memory.
Hafıza kaybından muzdarip.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
You don't need to suffer in silence.
Sessizce acı çekmek zorunda değilsiniz.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He suffered from high blood pressure.
Yüksek kan basıncından rahatsızlık çekiyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He was suffering from a bad headache.
Kötü bir baş ağrısı çekiyordu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. ail: hurt, languish, droop, writhe, agonise, agonize, sicken
2. sustain: endure, tolerate, bear, stand, stomach, undergo, permit



© dictionarist.com