Türkçe'de traffic jam

Telaffuz
trafik sıkışıklığı

Örnek cümleler

Nicholas was held up in a traffic jam.
Nicholas bir trafik sıkışıklığında geciktirildi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The accident caused a traffic jam.
Kaza trafik sıkışıklığına neden oldu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
We were caught in a traffic jam on the way.
Yolda bir trafik sıkışıklığına yakalandık.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
There is a traffic jam on the highway.
Karayolu üzerinde bir trafik sıkışıklığı var.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
We were stuck for hours in a traffic jam.
Bir trafik sıkışıklığında saatlerce sıkıştık.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
They were stuck for hours in a traffic jam.
Bir trafik sıkışıklığında saatlerce takıldılar.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The bus was late because of the traffic jam.
Trafik sıkışıklığı nedeniyle otobüs geç kalmıştı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
We missed our plane because of the traffic jam.
Trafik sıkışıklığından dolayı uçağımızı kaçırdık.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I was late for the meeting because of a traffic jam.
Ben bir trafik sıkışıklığı nedeniyle toplantıya geç kaldım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The traffic jam caused me to be late for the meeting.
Trafik sıkışıklığı toplantıya geç kalmama neden oldu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

a number of vehicles blocking one another until they can scarcely move: crush, snarl-up, jam, gridlock, press


dictionary extension
© dictionarist.com