Türkçe'de train

Telaffuz
f. eğitmek, yetiştirmek, alıştırmak, terbiye etmek, antrenman yapmak, sürüklemek, nişan almak, doğrultmak (silah), alıştırma yapmak
i. kuyruk (elbise, kus, yildiz), tren, dizi, katar, sıra, maiyet, kafile, kervan

Örnek cümleler

The train conductor collected my fare.
Biletçi bana bilet kesti.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The dromedary is trained to run fast and carry things on its back.
Hecin, sırtında yük taşıyacak ve hızla koşacak biçimde yetiştirilmiştir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
You might miss the train because you are a little late.
Biraz geciktiğin için treni kaçırabilirsin.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
If air travel were cheaper, trains and buses would become obsolete.
Uçakla yolculuk daha ucuz olsa tren ve otobüsler tarihe karışır.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He was too late so that he could not catch the train.
Çok geç kaldı. Ondan dolayı treni yakalayamadı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The train gained speed gradually.
Tren yavaş yavaş hızlandı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The train was full of passengers.
Tren yolcularla doluydu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
There is the train at 10 o'clock.
Saat onda tren var.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Police are trained to use weapons.
Polisler silahları kullanmak için eğitilmiştir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The train arrives at platform number 5.
Tren 5 numaralı platforma geliyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. railroad: subway
2. ordered sequence: sequence, trail, series, succession, progression, chain, string
3. instruct: tutor, educate, teach, explain, enlighten, impart
4. exercise: work out, discipline, make ready, practice, drill



dictionary extension
© dictionarist.com