Türkçe'de underneath

Telaffuz
ed. altına, altında, altından
zf. altına, altında, altından, alt

Örnek cümleler

I found the key underneath the mat.
Anahtarı paspasın altında buldum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Come on, there's got to be something underneath that sullen exterior.
Yapma, o somurtkan dış görünüşünün altında bir şeyler olmalı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I hurt so underneath the sun. Is it my doing, this sharp ache?
-No, not yours...
Güneşin altında çok kalınca canım yandı. Bu şiddetli acı benim yüzümden mi?
-Hayır senin yüzünden değil....
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Mary will stay dry underneath the umbrella.
Mary şemsiyenin altında ıslanmaz.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I hurt so underneath the sun. Is it my doing, this sharp ache?
-No, not yours...
Güneşin altında çok kalınca canım yandı. Bu şiddetli acı benim yüzümden mi?
-Hayır senin yüzünden değil....
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Why don't you check out the Vietnamese refugees underneath the bakery?
Fırının altında gizlenene Vietnamlı mültecileri neden kontrol etmiyorsun?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I'm going to lay you down in the green grass underneath that big old oak tree and then carve our initials into its trunk.
O büyük, ihtiyar meşe ağacının dibinde çimlere uzanıp, gövdesine adlarımızın baş harflerini kazıyacağım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The mouse ran underneath the bed.
Fare yatağın altına kaçtı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The small house had come to look shabby, though it was just as good as ever underneath.
Küçük ev, şimdiye kadar tıpkı altındaki kadar iyi olmasına rağmen,eski püskü görünmeye başladı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
There is a biscuit underneath the table.
Masanın altında bir bisküvi var.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

beneath: below, under, subject to


dictionary extension
© dictionarist.com