Türkçe'de voice

Telaffuz
f. söylemek, ifade etmek, dile getirmek, akort etmek, ses çıkarmak
i. ses, söz, ifade, fikir, düşünce, ses kalitesi, şarkı sesi, ses tonu, çatı [dilb.]

Örnek cümleler

Your smile can be compared to a flower. Your voice can be compared to a nightingale. Your innocence to a child But in stupidity you have no comparison You are the best!
Gülüşün bir çiçeğin güzelliği, sesin bülbülün sesi ve masumiyetin bir çocuğunki ile yarışır ama şaşkınlıkta bir eşin daha yok en iyisi sensin.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The singer has a beautiful voice.
ޞarkıcı güzel bir sese sahiptir.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas recognized Mary by her voice.
Nicholas Mary'yi sesinden tanıdı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The voice reminded me of my mother.
Ses bana annemi hatırlattı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas was glad to hear Mary's voice.
Nicholas Mary'nin sesini duyduğuna memnun oldu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He read the poem with a loud voice.
ޞiiri yüksek sesle okudu.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
He shouted at the top of his voice.
Sesinin çıktığı kadar bağırdı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Her voice is pleasant to listen to.
Sesi dinlemek için hoş.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I recognized your voice right away.
Senin sesini derhal tanıdım.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
I heard the children's happy voices.
Çocukların mutlu seslerini duydum.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

1. speech: inflection, vociferation, utterance, tongue
2. choice: decision, preference, option, opinion, say, vote
3. pronunciation: diction, articulation, accent



dictionary extension
© dictionarist.com