Türkçe'de wiggle

Telaffuz
f. rahat durmamak, kıpır kıpır oynamak, kıpırdamak, kıvrılmak, oynatmak, kıpırdatmak

Örnek cümleler

With horror Nancy saw a wiggling creature come out of that bag.
Nancy, çantadan sağa sola kıvrıla kıvrıla çıkan yaratığı görünce ürktü.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Everyone look! His ears wiggle if you scratch his chin.
Millet bakın! Çenesini kaşıdığınızda kulakları oynuyor.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Can you wiggle your ears?
Kulaklarını oynatabilir misin?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
The doctor asked me to wiggle my toes.
Doktor ayak parmaklarımı kıpırdatmamı istedi.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Tom wiggled his nose.
Tom burnunu oynattı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Tom wiggled his toes.
Tom parmaklarını oynattı.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

shake: jiggle, shimmer


dictionary extension
© dictionarist.com