Türkçe'de din

Telaffuz
f. gürültü etmek, kafasını şişirmek (Argo) gürlemek; tekrar tekrar söylemek, söyleyip durmak; çınlamak; yankılanmak
i. gürültü, şamata

İngilizce'de din

Telaffuz
n. noise, ruckus, loud racket
v. make a loud noise, create a din, make a noisy clamor
n. DIN, German Institute of Standards

Örnek cümleler

Her pazar kiliseye gider ve papazın vaazını dinlerim.
Every sunday I go to church and listen to the father's preach.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Büyükbabam yarın burada olacak.  Artık onun hayat hikâyesini dinler dururuz.
My grandfather will be here tomorrow. We'll be listening to his life story.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Akşam yemeğinden sonra radyo dinlerim.
I listen to the radio after dinner.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Nicholas ne tür müzik dinler?
What kind of music does Nicholas listen to?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Lütfen söylemek zorunda olduğum şeyi dinle.
Please listen to what I have to say.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Onlar din özgürlüğü için savaştılar.
They fought for freedom of religion.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Sık sık sesli kitaplar dinler misin?
Do you often listen to audiobooks?
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Her gece radyo dinlerim.
I listen to the radio every night.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Din hakkında hiç fikri yok.
She has no opinion about religion.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!
Her zaman ciddi müzik dinler.
He always listens to serious music.
Telaffuz Telaffuz Telaffuz Hata bildir!

Eş anlamlılar

noise: uproar, racket, clamour, hubbub, hullabaloo, tumult, hue and cry



© dictionarist.com